Döngüsel Ekonomi

Döngüsel Ekonomi

Döngüsel Ekonomi Kavramının Gelişimi

Döngüsel ekonomi olgusunun kökeni, belirli bir araştırmacıya dayandırılamasa da, farklı disiplinlerden birçok bilim insanının katkılarıyla şekillenmiştir. Kavramın temelleri, Amerikalı bilim insanı Kenneth E. Bouldingin 1966 yılında yayımladığı The Economics of the Coming Spaceship Earth adlı makalesinde ortaya konmuştur. Boulding, dünyanın sınırlı kaynaklara sahip kapalı bir sistem olduğunu vurgulayarak, ekonomik faaliyetlerin doğayla uyumlu ve kendini yenileyebilen bir döngü içinde gerçekleşmesi gerektiğini savunmuştur. 1970’li yıllarda çevre bilimcileri J.T. Lyle ve Walter Stahel, geleneksel üretim süreçlerinin sürdürülemez olduğunu ve kaynakların atık haline gelmeden önce döngüsel bir sistem içinde tutulması gerektiğini öne sürmüşlerdir. 1972’de Stockholm’de düzenlenen Çevre Konferansı, döngüsel ekonomi ilkelerinin sürdürülebilir kalkınma çerçevesinde geniş çapta tartışılmasına zemin hazırlamış, küresel farkındalığı artıran önemli bir dönüm noktası olmuştur. Lester R. Brown, 1974 yılında Worldwatch Institute’u kurarak, döngüsel ekonomi modelinin 4R ilkeleri (Azalt, Onar, Yeniden Kullan, Geri Dönüştür) kapsamında ele alınmasını önermiştir1.

1990 yılında David Pearce ve Kerry Turner, Economics of Natural Resources and the Environment adlı kitaplarında2 döngüsel ekonomi kavramını ilk kez akademik bir terim olarak kullanmış ve doğrusal ekonomiden döngüsel ekonomiye geçişin gerekliliğini açıklamışlardır. Bu kitap, akademik camiada büyük ilgi görerek döngüsel ekonomi kavramının yaygınlaşmasını sağlamış ve sürdürülebilir kalkınma bağlamında pek çok çalışmaya temel oluşturmuştur.

Bilimsel araştırmaların yanı sıra, döngüsel ekonomi kavramı, uluslararası politikaların da bir parçası haline gelmiştir. 1987’de yayımlanan Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu Raporu, 1992’de Rio de Janeiro’da düzenlenen Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı ve 1997’de imzalanan Kyoto Protokolü gibi etkinlikler, döngüsel ekonomi ilkelerinin küresel düzeyde benimsenmesine katkı sağlamıştır. Bu süreçte OECD, UNEP, UNFCCC gibi uluslararası kuruluşlar döngüsel ekonomiyi teşvik eden politika önerileri geliştirmiştir. Günümüzde, Avrupa Birliği‘nin Döngüsel Ekonomi Eylem Planı gibi girişimleri ve çeşitli ülkelerde benimsenen sürdürülebilir üretim politikaları, bu modelin küresel çapta yaygınlaşmasına önemli katkılarda bulunmaktadır.

Döngüsel Ekonomi Nedir?

Geleneksel atık yönetimi sistemlerinin yarattığı çevresel ve ekonomik sorunlar, Avrupa Birliği (AB) ve diğer ülkeleri daha sürdürülebilir bir ekonomik modele geçmeye zorlamıştır. Bu kapsamda, döngüselliği temel alan yeni bir ekonomik dönem başlamıştır. Döngüsel ekonomi, çevresel bozulmayı önlemek ve kaynak kıtlığını gidermek amacıyla geliştirilen sürdürülebilir bir kalkınma stratejisidir. AB Döngüsel Ekonomi Eylem Planın’da döngüsel ekonomi kavramı “ürünlerin, malzemelerin ve kaynakların değerlerinin ekonomide mümkün olduğu kadar uzun süre korunduğu ve atık oluşumunun en aza indirildiği ekonomi” olarak tanımlanmıştır. Döngüsel ekonomi yaklaşımı, kullan-at ürünlerin yaygın olduğu ve atıkların bertarafının baskın olduğu doğrusal ekonomiden, ürünlerin kullanım ömürlerinin uzadığı ve geri dönüşümün hâkim olduğu döngüsel ekonomiye geçmeyi öngörmektedir. Döngüsel ekonomi, ekonominin atık yönetimi açısından bir durumunu; döngüsel ekonomi yaklaşımı, bu ekonomik duruma ulaşmayı sağlayacak politika ve uygulamaların desteklenmesini ifade etmektedir3. Döngüsel ekonomi ilkeleri, malzemelerin ve kaynakların azaltılması, yeniden kullanılması ve geri dönüştürülmesini merkeze almakla birlikte, yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanmayı da gerekli hale getirmektedir. Bu sistem, atık oluşumunu en aza indirirken, kaynak kullanımını en verimli hale getirmeyi ve mevcut malzemeler ile ürünlerin tamir edilmesi, yenilenmesi ve geri dönüştürülmesi yoluyla ekonomik değer yaratmayı amaçlamaktadır.

Son yıllarda ikli krizine yönelik çabalara paralel olarak geliştirilen ve küresel çapta ilgi gören bu yaklaşım, birçok ülkenin ulusal ekonomi planlarına dahil edilmiştir. Döngüsel ekonomi, süreçlerin yeniden tasarlanması ve malzeme döngüsünün sağlanmasına odaklanarak daha sürdürülebilir iş modellerine katkı sunabilirken, sürdürülebilir kalkınmanın sosyal boyutlarını yeterince içermediği yönünde eleştirilerle de karşılaşmaktadır4. Bu modelin uygulanması, çeşitli iş modellerini, teknolojik yenilikleri ve mali teşvikler ile düzenleyici politika önlemlerini içeren kapsamlı bir dönüşümü gerektirmektedir.

Avrupa Birliği ve Türkiye’de Döngüsel Ekonomi Politikaları

Döngüsel ekonomi, sadece bir atık yönetimi yaklaşımı olmayıp, aynı zamanda tüm üretim süreçlerini kapsayan bir dönüşümdür. Bu kapsamda atık yönetimi, sadece bertaraf etme odaklı bir süreç olmaktan çıkıp, atıkların ekonomik döngüye geri kazandırılmasını hedefleyen bir sisteme evrilmektedir. Döngüsel ekonomi ilkeleri, uzun zamandır atık yönetiminde kullanılan atık hiyerarşisinin yeniden vurgulanmasına olanak sağlamıştır. Atık hiyerarşisi, en öncelikli olarak atık oluşumunun engellenmesini, daha sonra yeniden kullanımını ve geri dönüşümünü önermektedir. Bu sistem, kaynak verimliliğini en üygün seviyeye getirmeyi amaçlamaktadır.

Avrupa Birliği (AB), bu temel ilkelere dayanarak 2015 yılında kabul ettiği Döngüsel Ekonomi Eylem Planı5 ile döngüselliğe geçişi güçlü bir şekilde desteklemiştir. Döngüsel Ekonomi Eylem Planı, ürünlerin ömrünün uzatılması, yeniden kullanımın ve geri dönüşümün teşviki gibi temel ilkeleri içermektedir. 2019 yılında bu ilk plan çerçevesinde tasarlanan eylemlerin 54 tanesi tamamlanarak 2020 yılında AB Yeşil Mutabakatı‘na paralel olarak Yeni Döngüsel Ekonomi Eylem Planı hazırlanmış ve Avrupa Komisyonu tarafından kabul edilmiştir6.

AB, Tek Kullanımlık Plastikler Direktifi gibi düzenlemelerle, plastik atıkların azaltılmasına ve kritik hammaddelerin geri dönüşümüne yönelik stratejilere odaklanmaktadır. Plastiklerin yanı sıra, elektrikli ve elektronik eşyalar, inşaat ve yıkım atıkları, biyolojik bazlı kaynaklar gibi alanlarda da döngüselliği artırmaya yönelik adımlar atılmaktadır. Bu sistem, sadece çevresel faydalar sunmakla kalmayıp aynı zamanda ekonomik kazançlar da sağlamaktadır. Kritik hammaddelere olan bağımlılığı azaltarak enerji ve kaynak tasarrufunu artırmakta, yeni endüstriler ve iş alanları yaratmaktadır.

Türkiye’nin döngüsel ekonomi politikaları, büyük ölçüde AB’nin belirlediği çerçevelere paralel olarak şekillenmiştir. Türkiye, 2015 yılında AB tarafından kabul edilen Döngüsel Ekonomi Eylem Planı doğrultusunda kendi stratejilerini geliştirmiştir. Bu bağlamda, Sıfır Atık Projesi ve Geri Kazanım Katılım Payı (GEKAP) uygulamasının hayata geçirilmesi ilk adımlardır. Ayrıca Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) gibi kurumsal yapıların ve buna bağlı yasal düzenlemelerin oluşturulması da önemli adımlardır. Türkiye’nin AB üyelik sürecinde uyum sağlama çabaları, döngüsel ekonomi politikalarının geliştirilmesinde önemli bir itici güç olmuş; bu doğrultuda atık yönetimi, geri dönüşüm ve kaynak verimliliği konularında önemli adımlar atılmıştır​.

Türkiye’nin döngüsel ekonomi modelinde AB’den farklılaşan bazı yönleri bulunmaktadır. Özellikle üretici sorumluluğu örgütlerinin devletleştirilmesi, Türkiye’nin kendine özgü bir model oluşturmasına neden olmuştur. AB, bu sistemi daha da kurumsallaştırırken, Türkiye’de bu sistem kaldırılarak devletin atık yönetimindeki rolü güçlendirilmiştir7. Buna ek olarak, Türkiye’ye 2018 yılından itibaren hızla artan atık ithalatı, yerel geri dönüşüm sektörüne farklı dinamikler kazandırmıştır. Elektrikli ve elektronik eşyalar, inşaat atıkları ve plastiklerin geri dönüşümü konusunda henüz istenilen seviyeye ulaşılamamış, bu alanlarda atık yönetimi politikalarının daha da geliştirilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. Türkiye’de döngüsel ekonominin kurumsallaşması ve ulusal düzeyde tam anlamıyla uygulanabilmesi için 2025 yılına kadar tamamlanması planlanan Türkiye’nin Döngüsel Ekonomiye Geçiş Potansiyelinin Değerlendirilmesi için Teknik Yardım Projesi8 kapsamında daha kapsamlı bir çerçeve oluşturulması hedeflenmektedir​.

Döngüsel ekonomi modellerinin benimsenmesi, döngüsellik ilkelerinin yaygınlaşması ve bu sayede sınırlı doğal kaynakların daha etkin kullanılması, ekonomik büyümeyi sürdürülebilir kılabilmemiz için elimizdeki en önemli araçlardan biridir. Sürdürülebilir bir geleceği mümkün kılma için döngüselliğin üretim ve tüketim süreçlerimizin tamamına yayılması kaçınılmaz bir gereklilik haline gelmiştir.

REC’in Döngüsel Ekonomi Konusunda Yaptığı Çalışmalar

Kaynak, Çevre ve İklim Derneği (REC), Türkiye’de döngüsel ekonomi prensiplerinin yaygınlaştırılması ve uygulanmasına yönelik çeşitli projeler, araştırmalar ve politika önerileri geliştirmektedir. REC, döngüsel ekonomi kapsamında atık yönetimi, kaynak verimliliği, sürdürülebilir üretim ve tüketim modelleri gibi alanlarda hem yerel hem de uluslararası iş birlikleriyle çalışmalar yürütmektedir.

Öne çıkan projeler arasında , Sürdürülebilir Tüketim ve Üretim Ulusal Eylem Planı (STÜ-UEP) ve Yol Haritası Projesi, Plastik Pazar Araştırması Projesi, Türkiye’nin Karbon Yakalama, Kullanma ve Depolama Potansiyeli Projesi ve Türkiye’nin Döngüsel Ekonomiye Geçiş Potansiyelinin Değerlendirilmesi için Teknik Yardım Projesi, gibi çalışmalar bulunmaktadır. REC ayrıca, atık yönetimi politikaları, geri dönüşüm süreçlerinin iyileştirilmesi ve üretici sorumluluğu sistemlerinin geliştirilmesi konularında bilimsel araştırmalar ve yayınlar üretmektedir. Sıfır Atık Projesi ve Avrupa Birliği’nin Döngüsel Ekonomi Eylem Planı ile uyumlu çalışmalar yürüterek, Türkiye’de döngüsel ekonomi dönüşümünü desteklemekte ve bu alanda politika geliştirme süreçlerine katkı sağlamaktadır.

Bunlara ek olarak, REC’in hazırladığı raporlar, akademik yayınlar ve rehber dokümanlar, döngüsel ekonomi alanında farkındalığı artırmayı ve karar vericilere bilimsel dayanaklı çözümler sunmayı amaçlamaktadır. Döngüsel ekonomi konusunda REC’in gerçekleştirdiği çalışmalar ve yayınlarına web sitemizdeki Projeler ve Yayınlar bölümlerinden ulaşabilirsiniz.

Referanslar

  1. Bugaian, L., & Diaconu, C. (2020). CIRCULAR ECONOMY: CONCEPTS AND PRINCIPLES. Journal of Social Sciences, III (2), 5-12. https://doi.org/10.5281/zenodo.3871301 ↩︎
  2. Pearce, D.W. ve R.K. Turner (1990), Economics of Natural Resources and the Environment, Hemel Hempstead: Harvester Wheatsheaf ↩︎
  3. Sayman, R. Ü. (2022). Çöp hizmetlerinden döngüsel ekonomiye atık yönetimi: Üretici sorumluluğu örgütlerinin kamu yönetimini ikamesi (Yayımlanmamış doktora tezi). Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara ↩︎
  4. Murray, A.V., Skene, K.R., & Haynes, K. (2015). The Circular Economy: An Interdisciplinary Exploration of the Concept and Application in a Global Context. Journal of Business Ethics, 140, 369 – 380. ↩︎
  5. https://environment.ec.europa.eu/topics/circular-economy/first-circular-economy-action-plan_en ↩︎
  6. https://environment.ec.europa.eu/strategy/circular-economy-action-plan_en ↩︎
  7. Sayman, R. Ü. (2022) ↩︎
  8. https://ab.gov.tr/turkiyenin-dongusel-ekonomiye-gecis-potansiyelinin-degerlendirilmesi-icin-teknik-yardim-projesi_53000.html ↩︎