İklim Kanunu Teklifi TBMM’de
İklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik İklim Kanunu Teklifini, 21 Şubat Cuma günü Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunuldu. Teklif, sera gazı emisyonlarının azaltılması, iklim değişikliğine uyum sağlanması, karbon piyasalarının düzenlenmesi ve yerel iklim değişikliği planlarının hazırlanması (YİDEP) gibi başlıklarda bir yasal çerçeve sunmayı hedeflemektedir.
Kanun kapsamında Emisyon (Salım) Ticaret Sistemi (ETS) oluşturularak karbon tahsisatlarının yönetilmesi planlanmaktadır. Mevcut hali ile kanunun en önemli hükümleri ETS’ye ilişkin düzenlemeler olacaktır. ETS kapsamda elektrik üretimi, çimento, demir-çelik, gübre ve benzeri büyük sanayi kuruluşlarının yaptıkları salımlar kapsamında ton başına devlete ödeme yapmaları öngörülmektedir. Türkiye’de hali hazırda bu kapsama giren yaklaşık 750 büyük tesis bulunmaktadır. ETS’den elde edilecek gelirlerin, ki oldukça büyük bir bütçe oluşması öngörülmektedir, yeşil dönüşüm ve iklim değişikliğiyle mücadele çalışmalarında kullanılması planlanmaktadır. Mevcut taslakta ETS piyasasının gözetimi konusunda Enerji Piyasaları İşletme Anonim Şirketi’ne (EPİAŞ) yetkilendirilmiştir. ETS için özel sektör temsilcileri ve ilgili kamu kurumlarından oluşan bir Danışma Kurulu oluşturularak, piyasanın işleyişi düzenli olarak değerlendirilmesi hedeflenmektedir.
Kanun teklifi kapsamında, sera gazı emisyonlarının İzlenmesi, Raporlanması ve Doğrulanması (İRD) için mevcut düzenlemelerden daha kapsayıcı bir çerçeve çizilmektedir. Belirlenen İRD yükümlülüklerine uymayan işletmelere idari yaptırımlar uygulanacaktır. Buna göre, sanayi tesisleri, enerji üretim tesisleri ve diğer büyük ölçekli işletmeler, sera gazı emisyonlarını düzenli olarak raporlama yükümlülüğüne ek olarak yaptırımlar öngörülmektedir. Yaptırımlar kapsamında işletmelere 500 bin liradan 5 milyon liraya kadar idari para cezaları uygulanması planlanmaktadır. İRD sisteminin sonuçları ETS kapsamında yapılacak ödemelerin miktarının belirlenmesinde kullanılmaktadır.
Kanun teklifi, iklim değişikliğiyle mücadelede yerel mücadeleyi güçlendirecek hükümler de içermektedir. İl ölçeğinde YİDEP hazırlanmasının zorunlu tutulmasını öngörmekte ve YİDEP’lerin hazırlanması ve uygulanmasında yerel yönetimlerin, mülki idare kurumlarının ve diğer paydaşların yetki ve sorumlulukları tanımlanmaktadır. Her ilde yerel eşgüdümü sağlamak amacıyla Vali başkanlığında yerel paydaşların katılımında il iklim değişikliği koordinasyon kurulları kurulması planlanmaktadır.
Ozon tabakasını incelten maddelerin kullanımı, ithalatı ve ticaretinin denetimi de iklim kanun çerçevesinde ele alınacaktır.
Taslak İklim Kanunu, Türkiye’ye ithal edilen malların karbon ayak izinin değerlendirilmesi amacıyla ulusal bir Sınırda Karbon Denkleştirme Mekanizması (SKDM) kurulmasına olanak sağlamaktadır. Bu mekanizmayla, Türkiye Gümrük Bölgesi’ne ithal edilen malların karbon ayak izi hesaplanarak, yüksek emisyonlu ürünler için ek düzenlemeler getirmesi hedeflenmektedir. Bu kapsamda Türk sanayisinin karbon kaçağı riskine karşı korunması hedeflenmektedir. SKDM ile ilgili detaylar, Ticaret Bakanlığı ve diğer ilgili kurumların iş birliğiyle belirlenecektir.
Kanun, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede ulusal ve uluslararası taahhütlerini yerine getirmesine katkı sağlanmasına yönelik düzenlemeler de içermektedir. Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte, emisyon azaltımı ve sürdürülebilir kalkınma konularında daha kapsamlı adımların atılabilmesi için Birleşmiş Milletlere Ulusal Katkı Beyanı (NDC) sunulmasına ilişkin hususlar belirtilmektir.
İklim Kanunu Teklifi’nin gerekçeli tam metnine ulaşmak için tıklayınız.
